YÜZ KIZARTICI ORGANİZE EKO- SUÇ ÖRGÜTLERİ
YÜZKIZARTICI ORGANİZE EKO-SUÇ ÖRGÜTÜ
Ekoloji; Canlıların hem kendi aralarında hem de fiziksel çevreleri ile olan ilişkilerdir. Doğa cansız bir nesne değil canlı bir bütün ve hak sahibi bir öznedir. Bu bakış açısı, sorunların ekoloji ve toplum yararına çözümünün mihenk taşıdır. Doğanın hakları var. Doğaya karşı işlenen suçların da ağır cezaları var. Doğayı ve toplumu kirleten işletmelere ve kirli ilişkiler içinde batmış yetkili ve yetkisiz kişilere karşı uygulanmıyorsa anomali durumu vardır. Bu anomali durumun kanıksanması ve yetkili yetkisiz kişilerce de meşrulaştırılma çabaları çarpık gelişimin ve toplumsal çürümenin çıktılarındandır. Toplumsal çürüme ortamında ağır cezalar genel olarak sermeye için değil, yoksullar, aydınlar, düşünürler, yazarlar, farklı görüşteki siyasiler içindir. Ağır cezalar, kapatmalar ve yıkımlar vb teorik olarak ekolojiyi ve toplumu kirleten ruhsatsız inşa edilen, ruhsatsız çalışan işletmeler için olması gerekir ama fiili olarak değildir.

OLMASI GEREKEN NE?
Zimmet, Rüşvet, İrtikâp, Sahtecilik, Cinsel taciz-tecavüz vb suçlarda olduğu gibi ekolojiye tecavüz, tahribat, yağma vb Ekolojik Suçlarda “Yüz Kızartıcı Suçlar” kategorisinde yer almalıdır. Ekolojik suçlar; ancak birden çok kişinin iş birliği, yardımı, koruması, gözetimi, koruyuculuğu veya göz yummasıyla yapılabilir olduğundan “Organize Suçlar” kategorisinde yer almalıdır. Yasadışı faaliyet yürüten yüz kızartıcı eko-suç tesisleri işletenler, kurulmasına göz yumanlar, çalışmasına göz yumanlar, hukuki boşluklardan yararlanarak kapatılmasına engel olanlar, işçi adı altında koruma sağlayan çeteler, mahkeme koridorlarında, Belediye odalarında, resmi dairelerde kullanışlı kolaylaştırıcılar ve dönen kirli paraları çevirenler, doğa dostu postuna bürünen kara paraya talip aparatlar vb bir çok iş bölümü olduğundan bireysel değil, organize suçlardandır. İliç’te, Bergama’da, Kaz Dağlarında, Muğla’da, Antakya, Defne ve Samandağ’da ekosisteme tecavüz eden ve iklime geri dönüşü mümkün olmayan ağır tahribatlar bireysel değil organize suçlardır. Yüz kızartıcı Organize Eko-Suç örgütlerinin tesis sahiplerinin (patron) belediyelerin, bakanlıkların, Valiliklerin, Kaymakamlıkların, müdürlüklerin kritik makamlarında kullanışlı kolaylaştırıcıları olabilir. Ayrıca, Yüz Kızartıcı organize Ekolojik Suç faaliyetlerini tehdit, cebir ve şiddet uygulayarak koruma altına alan korkutma ve sindirme araçları ile müselleh kullanışlı çete elemanları olabilir. Yüz kızartıcı organize eko-suç örgütleri; belirli bir iş bölümü çerçevesinde sıkı veya parça başı iş yapan gevşek veya sıkı hiyerarşik yapıya sahip olan doğayı ve toplumu kirletmeyle tatlı para kazanan organize suç gruplarıdır. Bazı Yetkililerin ve sorumluların (Merkezi devlet, Belediye, Yargı, Meclis vb) denetiminde, gözetiminde, iştiraki, görevini ihmal, göz yumması veya dışında her türlü yağmacılığa, sömürüye kolayca rıza devşirildiği ve büyük başarı sayıldığı rejimde hiçbir ahlaki kaygı kalmaz. Yaşamın paraya sığdırıldığı ve para için her yolun mubah sayıldığı rejimde her alan, her yapı, her kurum, her sektör mafyatik yapıların- Yüzkızartıcı ve Yasadışı Organize Suç Örgütlerinin etkisine ve uygulamalarına maruz kalabilir. “Işığa Yönelen Sinekler” ve “Tatlıya Yönelen Karıncalar” gibi Yüzkızartıcı ve Yasadışı organize suç örgütleri kolay, bol ve tatlı paranın olduğu alanın ışığına yönelirler. Yüz kızartıcı ve organize suç örgütlerinin ve elemanlarının silahlı veya silahsız, devlet kurumlarında veya belediyede görevli olup olmaması, sıkı örgütlenmiş veya esnek örgütlenme içinde olması, sürekli ve organik bağ veya parça başı iş yapması vb olması yüz kızartıcı suç örgütü olma (mafya) niteliğini değiştirmez. Gazeteci Timur Soykan’ın dediği gibi; “Mafyanın; yargıçları, savcıları, polisleri vb var, savcının çetesi var ve mensupları polis”. Daha önce uyuşturucu, silah, kadın, çocuk, sahte para, haraç vb alanlarla anılan çete, mafya vb organize suç örgütleri başka kanallar/alanlara yayılmış ve genişlemiştir. Ülkemiz Türkiye’de değişim süreci ile birlikte yüz kızartıcı organize suç örgütleri de evrimleşerek yeni versiyonları üretmiştir. Çürüme derinleştikçe mafyanın faaliyet gösterdiği alanların çeşitliliği ve genişliği artıyor. "Yeni Doğan Çetesi” veya sanal ortamda ortaya çıkan dolandırıcılık vb değişim sürecindeki Türkiye’de yeni versiyon organize suç örgütleri çeşitleridir. Bu çeşitliliğe “Ekolojik Mafyayı” da ekleyelim. Ekolojik Mafya, Ekolojik Çete veya Yüz Kızartıcı Organize Eko-Mafya siyasi partilere, siyasilere, seçimlere, mahkemelere, belediyelere, ekonomiye ve tüm toplumsal yaşama tahakkümü üzerinde daha çok durmalıyız. Çünkü bu dönemde Yüz Kızartıcı Organize Eko Suç örgütü olan Eko-Mafyadan bir şekilde faydalanan siyasiler, yetkililer, yetkisizler gün gelir Eko- Mafyadan emir alan bir aparat haline gelir. Bu toplumun sağlığını, geçim kaynaklarını, eğitimini ve ahlaktan ayrılmadan geçimini sağlamasını istiyorsak daha çok yazmalıyız. Ne demiş Atasözü “ Usla uslananı etmeli takdir, usla uslanmayanın hakkı teşhir ve cezadır.













