HATAY'IN ANAVATANA KATILIMININ YIL DÖNÜMÜ
HATAY’IN TÜRKİYE’YE KATILIMININ YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN Yıl dönümünün Hatay da ve bütün ülkemizde vatandaşların her türlü ırk, dil, dini inanç, bölge vb açık veya örtülü ayrımcılığa uğramadan, eşit vatandaşlık, adalet, insan hakları ve özgürlükleri yaşayabilmelerine vesile olmasını dileriz.

“HATAY MESELESİ” ANAKRONİK HEZEYANDIR
Hatay meselesi 87 yıl önce sonuçlanmış ve bitmiştir. Hala süren bir Hatay meselesi varmış gibi yazan, çizen, davranan buna ilişkin başta Arap Aleviler olmak üzere herhangi bir grubu hedef yapan kim olursa olsun Anakronik Hezeyan içinde değilse en azından iyi niyetli değildir. Liyakatsiz siyasiler, mülki amirler, bürokratlar ve devlet ve topluma sülük gibi yapışan hazır yiyici takımı sanki Hatay sorunu ve tehlikesi varmış gibi göstermeleri kendilerinin desteklenmesinin ve beslenmesinin zaruri ihtiyaç olarak pazarlama amaçlıdır. Bazı kısa dönemler hariç 87 yıldır tekrarlanan Anakronik hezeyanlar ve uydurulmuş bahanelerden dolayı Hatay’da hedefe konan vatandaş gruplarına zarar vermeye devam ediliyor.
- SORUNLARIMIZIN BAZILARI
Dili ve dini inancı ne olursa olsun vatandaşların bütün alanlardaki yazılı ve sözlü sınavları ve istihdamı etnik ve dini aidiyete göre değil, liyakate göre yapılmalıdır.
- İstihdam açısından devlet kapısı ve devlet İştiraki, şirketleri, Kamu İktisadi Teşebbüsler vb sadece belirli etnik ve dini yapılara değil eşitçe bütün vatandaşlara açık olmalıdır.
- Makbul Vatandaş Kriterlerine uymayan vatandaşların iyi niyetle edindikleri tapulu mülklerine çökme ve mülksüzleştirmek amaçlı “Minareyi Çalan Kılıfını Uydurur” misali (Kuşlar uçuyor; SİT ilanı, Kaplumbağa Yürüyor, Deniz var, Kıyı Var; KKÇ, Rüzgar Esiyor; RES, TOKİ, Rezerv, acele kamulaştırma, el atma vb) iradeleri dışında tapu iptalleri yapılıyor.
-Başta Arap Aleviler olmak üzere makbul vatandaş kriterlerine uymayan ve ötelenen vatandaşların; tapu iptalleri, mülksüzleştirme, işsiz bırakma, yaşam ve geçim kaynaklarının darlaştırılması politikalarına son verilmelidir.
Yaşanmış bir acı mülksüzleştirme örneği; 60 yıl önce Devlet Aklının; ekonomik hareketlilik yaratmak, kalkınma ve kalkındırma amacıyla ve satın alan vatandaşın imar etmesi şartıyla, açık arttırma yoluyla vatandaşa sattığı parsellerin tapusunun 40 yıl sonra iptal edilmesi vb gibi.
Yaşanmış bir ekolojik/çevresel ırkçılık örneği; Hatay’ın Anavatana katılımından sonra; suyun en az petrol kadar değerli olduğu Orta-Doğunun kapısında doğal bir zenginlik olan Amik gölünün kurutulması ve İmara açılması gibi.
- Dünyanın neresinde olursa olsun, ırkçılık ve ayrımcılık; ayıp, günah, vicdan ve akıl yoksunluğu ve aptallıktır.
Hatay’ın Anavatana katılması doğru bir adımdır. Ülkemizde; Eşit vatandaşlık, İnsan hakları, mülkiyet haklar, anadil hakkı, inanç ve ibadet özgürlüğü hakkı vb evrensel hukuk ve evrensel değerleri, Muasır medeniyet değerlerini yaşayabilme hakkına kavuşabilme mücadelesi sürüyor.
87. yıl dönümü Hatay ilimize ve ülkemize kutlu olsun.
MEVLÜD ORUÇ
GÜNEY KÜLTÜR VE EKOLOJİ
SAMANDAĞ HATAY















