KUŞLARA BAK KUŞLARA
EŞİTLİK: Türkler, Kürtler, Araplar, Sünniler, Aleviler, Hristyanlar hepimiz harmonik bütünlük olan Türkiye’nin ayrılmaz ve eşit haklara sahip parçalarıyız. Demokratik, Özgürlükçü Laik Sosyal Hukuk Devleti T.C.; etnik, dinsel, cinsel, bölgesel, adaleti sağlar. Sermayenin ahlakı, vicdanı, ülkesi, vatanı yoktur. Küçük zorlukta dahi gemiyi ilk terk edenler familyasındandır. T.C. Arap-Alevi vatandaşlar olan bizlerin; yaşamımıza, yaşam alanlarımıza, geçim kaynaklarımıza, en temel haklarımıza ilişkin tasarruf “Parazitik Simbiyoz- sermaye devlet" hukukuna devredilemez. Deprem’den sonra Hatay da Antakya, Defne ve Samandağ ilçelerimizin ve özellikle Arap Alevi yerleşim alanlarının idaresi; parazitik simbiyoz ortaklığına devredilmiş gibidir. Yoksa; Devlet Aklıyla alınamayacak kadar hukuk dışı, Topluma ve Ekolojiye zararlı kararları kim veriyor?
KUŞLARA BAK KUŞLARA (1)
Eskiden sokak gösterilerinde cambazlar ip üzerinde akrobatik hareketler yaparken, yankesiciler “Cambaza bak cambaza” diyerek kalabalığın dikkatini cambaza çekerek, ceplerini boşaltırdı”. Dağınık şekilde yere düşmüş, uçamayan, yaralanmış veya ölü kuşların bulunmasının müsebbibi vatandaşların kuş avcılığı değildir. “Kuş katili RES türbinlerinin” yarattığı hava sirkülasyonuna kapılmalarıdır. Devlet-Şirket/Şirket-Devlet Lobisi, fotoğrafçısı, medyası vb “Kuşlara Bak Kuşlara” diye günün sonunda yere düşmüş kuşlara dikkatleri çekerek, RES Türbinlerinin işledikleri kuş katliamlarını “faili meçhul” yapıyor. Kuşların nasıl ve neden düştüklerinin üstünü örtüyor. Toplum ve doğa yararı için sosyal hukuk Devlet Aklı “Karardır”, Devlet- Sermaye Parazitik Simbiyoz aklı ise “zarardır.” Sosyal hukuk devleti a) Doğa’nın b) Doğanın parçası olan toplumun ve c) Toplumsal İhtiyaç olan yatırımların haklarını verir. Hukuk devlet aklı;
-Rüzgar Santralleri, Beton Santralleri vb işletmelerin kuruluş yerlerine ilişkin ulusal ve uluslararası yasalar, yasaklar ve ilkelere saygılı olur. Doğaya, topluma en az zarar verecek yerlerde kurulmalarını esas alır.
-Kuş katili Rüzgar Enerji Santralleri (RES) Göçmen Kuşların Ana Göç Yolu (Samandağ) üzerinde kurulamazlar.
- Kirletici ve sağlığa zararlı beton santrali konut alanında kurulamaz.
Servet Aktarımı amacıyla sermayenin devlet kurumlarını araçsallaştırması Parazittik Simbiyoz aklı;
Doğayı ve toplumu kendi rant ve kar için yağmalar.
Katilin maktulün cenazesine katılıp ağlaması timsah gözyaşları dökmesi misali;
Misal 1) Kuş katili RES’lerin, Samandağ da kurulmasını savunan Devlet- Sermaye (Parazitik Simbiyoz) lobisi; yere düşmüş kuşlar için “Timsah gözyaşları” döküyor(!). Fotoğraflıyor, topluma beddualar eşliğinde yayınlıyor.
Misal 2) Suyun çok değerli olduğu Orta Doğunun kapısında ve kuşların asıl konağı aynı zamanda endemik canlıların habitatı 330 bin dönüm alana yayılmış bir göçük alan Amik Gölünü kurutan da Parazit akıl(vahşi birikim birlikteliği)dır. Amik Gölünü toprak, rant, servet kazanmak için kurutan simbiyoz birlikteliğinin “Millaha Sulak Alanı” için döktüğü göz yaşı Katilin maktülün cenazesine katılıp ağlamasıdır.
2) Yüzyıllardan beri, “Milleha Sulak Alanı” ve çevresi aşağı yukarı yaklaşık 600-700 dönüm olarak bilinir. Fakat, “Devletin içine yerleşmiş Parazitik Sermaye” tasarrufu ile Milleha Sulak Alanıyla ve Kuşlarla alakasız alanları da içeren 3800 dönüm araziyi “Doğal Sit” alanı ilan edilmesi manipülasyon amaçlıdır. T.C. vatandaşlarının (Arap Alevi) Mülkiyetten kaynaklı kullanım hakları kısıtlanan arazinin piyasa değeri hızla düştü. Böylece turizm ve inşaat sermayesinin ucuz arazi, rant ve servet devşirme alt yapısı ve yolu açılmış oldu.
SİT-KKÇ ASALAK SERMAYE İÇİNDİR.
Birkaç örnek ile tamamlayalım.
1-Doğu Akdinizin Akropolisi ve Hristiyanlığın ilk Hac yerlerinden olan Samandağ’da “ST Simeon Manastırı kopleksi yerleşkesi; Söz de, yazıda ve yasalarda 1.Derece Tarihi Sit Alanıdır. Ama Maalesef St. Simeon Manastırı yerleşkesi ve çevresindeki küçük tarım alanları (Arap Alevilere yönelik çevresel ayrımcılık) tehrip edilerek RES türbinleri dikilmiştir.
2- Türkiye'nin kıyılarını yağlamayanlar; İç asalak Sermayenin devlet kurumlarıyla simbiyoz birlikteliğidir. Samandağ ilçemizde küçük, parçalı fakat pahalı mülk sahipliği yaygındır. İç Asalak sermaye: Hazine, vakıf, Sit, KKÇ vb devlet koruması ve tasarrufu altında olan alanları yağmalayarak varolmuştur. Ekonominin normal işleyişiyle kendi dinamikleriyle alış verişe alışık olmayan yağmacı, bedavacı İç Asalak sermayesi Samandağına giremedi. Ama Parazitik Simbiyoz ortaklık için her yol mübahtır. Samandağ İlçemizde kıyı ve sahil ile alakasız alanları da içine alan, her defa Türkiyenin kimsesizleri Arap Alevilerinin tapularının iptalini içerecek şekilde 5 defa yeniden çizilen; Kıyı Kenar Çizgisinin (KKÇ) amacı Kıyıyı Korumak değildir. Vatandaşları uzaklaştırılarak sermayenin kıyı yağmasına yol açılıyor. Parazitik sermayeye rant ve servet aktarımınına hazır, sahipsiz, insansız, geniş, deniz manzaralı alan açılmış olur.
3- 6 Şubat depremlerini fırsata çeviren Afet/felaket kapitalizmi Çevresel Irkçılık içerir. Depremi Yapılaşmaya müsait yirmi bin dönüm hazine arazisi olmasına rağmen, depremden kaynaklı konut ihtiyacı manipülasyonuyla; rezerv, kamulaştırmalı ve kamulaştırmasız el koyma vb adı altında yine ülkemizin kimsesizleri Arap Alevi vatandaşların tapulu malına çökülür.
4- Hatay Samandağ Atatürk Mahallesinde endemik canlıların yaşam alanı Sulak alan Asi nehri eski yatağı göletin kıyısında, ilkokul-anasınıfı - Kreş ten oluşan eğitim Kompleksinin yanında, konut, yerleşim, yaşam alanı ve tarım alanı (Arap Alevilere yönelik çevresel ırkçılık ve ayrımcılık) beton santrali, adı altında kanser santrali.
GÜNEY KÜLTÜR VE EKOLOJİ
SAMANDAĞ EKOLOJİ GRUBU
Sermaye: Yedikçe iştahı daha çok açılan canavardır. Denizleri, nehirleri, Ormanı, havayı, suyu, toprağı, Ekolojiyi, Toplumu vb her şeyi yağmalamak fıtratında vardır.















